Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti: “Bu bir kayıp değil, cezasızlık politikalarının sonucu”

Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçti. Munzur Özgür Öğrenci Derneği, dosyanın cezasızlık politikaları nedeniyle aydınlatılmadığını belirterek faillerin ortaya çıkarılmasını istedi.

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen dosya hâlâ aydınlatılmadı. Gülistan Doku’nun akıbetinin sorulması için yıllardır mücadele eden öğrenciler ve kadın örgütleri, dosyanın cezasızlık politikaları nedeniyle karartıldığını vurguluyor. Munzur Özgür Öğrenci Derneği üyesi Semra Koç, Gülistan Doku’nun kayboluşunun yalnızca bireysel bir vaka olarak değil, erkek egemen sistemin politik bir sonucu olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Gülistan Doku, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisiydi. 21 yaşındaki Doku’dan, 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. Kaldığı Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurduna dönmemesi üzerine emniyete haber verildi ve kent genelindeki MOBESE kayıtları incelendi.

Yapılan incelemelerde, Gülistan Doku’nun saat 11.29’da Sihenk (Atatürk) Mahallesi’nde, Tunceli Valiliği binasının karşısında bulunan minibüs durağından üniversite aracına bindiği tespit edildi. Ancak aracın nerede durduğu ve Gülistan’ın nerede indiği belirlenemedi. Bu noktadan sonra dosya, uzun süre “intihar” ihtimali üzerinden ele alındı.

\"\"
Gülistan Doku\’dan 2 bin 189 gündür haber alınamıyor

“İntihar” iddiası çürütüldü

7 Ocak 2020’de Uzun Çayır Baraj Gölü üzerindeki Dinar Köprüsü çevresinde arama çalışmaları başlatıldı. Ancak yapılan aramalardan herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Ağustos 2020’de Ulusal Kriminal Büro tarafından hazırlanan raporda, Gülistan Doku’nun en son görüldüğü noktada “intihar” ihtimalini destekleyen herhangi bir hareketliliğin bulunmadığı açıkça belirtildi.

Bu raporla birlikte kamuoyunda yaratılmak istenen “intihar” algısı çökerken, soruşturmanın yönü Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeynel Abarakov’a çevrildi. Telefon kayıtları incelendiğinde, babası adına kayıtlı telefonu kullanan Gülistan Doku’nun en son görüştüğü kişinin Abarakov olduğu tespit edildi. Dosyada, Abarakov ve polis olan babası Engin Yücer şüpheli olarak yer aldı.

Şüpheli ifade vermedi, deliller gecikti

Ortaya çıkan bulgulara rağmen, Abarakov’un uzun süre incelemeye alınmayan telefonuna ancak kamuoyu baskısı sonucu 27 Şubat’ta savcılık talimatıyla el konuldu. 22 Temmuz’da bilirkişi tarafından incelenen görüntülerde, Abarakov’un Gülistan Doku ile birlikte son görüldüğü anlara ilişkin “ihtar-ikaz-izah anlamında bedensel hareketler” sergilediği tespit edildi. Buna rağmen Abarakov’un ifadesinin alınmadığı ortaya çıktı.

Bu süreçte dosyada dikkat çeken bir diğer gelişme ise, Doku ailesinin avukatı Ali Çimen’e, dava dosyasına ilişkin belgeleri basınla paylaştığı gerekçesiyle soruşturma açılması oldu. Öte yandan, delilleri kararttığı ve Abarakov’la iş birliği yaptığı iddialarının odağındaki polis Engin Yücer, olaydan ancak 11 ay sonra açığa alındı. Yücer, 2021’de meslekten ihraç edildi; 2022’de ise Gülistan Doku’nun bilgilerini ifşa ettiği gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

\’KADINLARIN ÖRGÜTLENMESİ GEREKİYOR\’

Kadınların kendilerini hiçbir yerde güvende hissetmediklerini vurgulayan Semra Koç, \”Kendimizi sadece sokakta hiç bir yerde güvende hissetmiyoruz. Üniversitelerde, sokaklarda kadınlar her an öldürülme veya zarar görme korkusuyla karşı karşıya kalıyor. Kadınlara karşı işlenen suçların cezasız bırakılması ve hiçbir caydırıcı cezanın olmaması aksine sanki bu durumun arkasında duruyorlarmış gibi bir hissiyat uyandırıyor. Bu sebepten kadına karşı şiddete ve işlenen suçlar da her geçen gün artıyor. Kadınlar erkek egemen sisteme karşı örgütlenerek güçlenip içine düştükleri bu cendereden kurtulabilir. Hepimizin birlikte hareket etmesi gerekiyor. İktidar bir an önce caydırıcı cezalar ve önlemler almalı. Ne zaman bir kadın kendini güvende hissederse o zaman sorun çözülmüş olacak\” ifadelerini kullandı.

Siyasi girişimler de sonuçsuz kaldı

Gülistan Doku’nun ailesi, çocuklarının bulunması için 2 Ocak 2022’de Tunceli Adliyesi önünde oturma eylemi başlattı. Aile, valiyle görüşmek isterken polis engeline takıldı. 23 Şubat 2022’de Ankara’ya giden aile, burada da gözaltına alındı. Aynı tarihte Meclis’te araştırma komisyonu kurulması için verilen önerge, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi oylarıyla reddedildi.

700 saatlik görüntü, hâlâ yanıt yok

Dosyada son olarak, 31 Ekim 2025’te Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait 700 saatlik KGYS ve iş yeri kamera görüntüleri dosyaya eklendi. Ancak aradan geçen 6 yıla ve değişen 3 savcıya rağmen “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusu hâlâ yanıtlanmadı.

“Bu bir cezasızlık politikasıdır”

Munzur Özgür Öğrenci Derneği üyesi Semra Koç, Gülistan Doku’nun kayboluşunun cezasızlık politikalarının bir yansıması olduğunu belirtti. Koç, “Gülistan Doku olayını sadece kaybolmuş bir kadın olarak değil, erkek egemen sistemin cezasızlıkla birlikte politik bir sonucu olarak görmek gerekiyor. Faillerin bulunmaması, sürecin şeffaf yürütülmemesi bu durumun normal olmadığını gösteriyor,” dedi.

Kadınların hiçbir yerde güvende hissetmediğini vurgulayan Koç, kadınların örgütlenmesi gerektiğini belirterek, “Kadınlara yönelik suçlar cezasız bırakıldıkça şiddet artıyor. Gülistan, bütün kadınlar için bir semboldür,” ifadelerini kullandı.

Koç, “Gülistan’ın faillerini sormaya devam edeceğiz. Jin, jiyan, azadî felsefesiyle hesap soracağız,” diyerek mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Scroll to Top