Bursaspor ile Somaspor arasında oynanan karşılaşma sırasında, tribünlerde atılan bazı tezahüratlar sosyal medyada ve kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Görüntülere yansıyan sloganlarda, Kürt siyasetçi Leyla Zana’nın isminin hedef alındığı ve ayrımcı ifadeler kullanıldığı görüldü.
Bursaspor taraftarlarının Leyla Zana’yı hedef alan saldırılarına tepki gösteren Ahmet Türk, “Bu hepimize yapılan hakaret ve tehdittir. Kürtlere yapılan hakaret ve tehdittir” dedi.
Yaşananlara ilişkin değerlendirmede bulunan Ahmet Türk, söz konusu söylemlerin yalnızca bir kişiyi değil, toplumsal bir kesimi hedef aldığını ifade etti. Türk, bu tür ifadelerin sporun birleştirici yapısıyla bağdaşmadığını belirterek, sahaların nefret söylemiyle anılmasının kaygı verici olduğunu dile getirdi.
Sporun farklılıkları bir araya getiren bir alan olması gerektiğine dikkat çeken Türk, karşılaşmaların dostluk ve diyalog zemini olarak görülmesinin önemine vurgu yaptı. Tribünlerde kullanılan ayrımcı dilin ise bu anlayışa zarar verdiğini söyledi.
Öte yandan çok sayıda bölge barosu da konuya ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, spor alanlarında nefret içeren söylemlere karşı etkili önlemler alınması gerektiği belirtilirken, ilgili kurumların mevcut kurallar çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısı yapıldı.
BAROLARDAN YAPTIRIM TALEBİ
Aralarında Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Tunceli, Diyarbakır, Iğdır, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Urfa, Şırnak ve Van barolarının da bulunduğu çok sayıda bölge barosu ise ortak bir yazılı açıklama yayımlayarak sorumlular hakkında yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.
Açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonu’nun disiplin mevzuatı çerçevesinde derhal harekete geçmesi gerektiği belirtilerek, “Spor alanlarında nefret söylemine karşı sıfır tolerans, ancak etkili, caydırıcı ve şeffaf yaptırımlarla mümkün olabilir” denildi.
Barolar, insan onuru ve eşit yurttaşlık ilkesine vurgu yaparak, ayrımcılık ve nefret söylemiyle mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Açıklamada, “Toplumsal barışı ve demokratik değerleri hedef alan her türlü yaklaşımın karşısında durmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verildi.
Barolar, insan onuru, eşitlik ve hukukun üstünlüğü ilkelerine vurgu yaparak, ayrımcılıkla mücadele konusundaki kararlılıklarını yineledi. Açıklamada, toplumsal barışı zedeleyen tutumlara karşı durulacağı ifade edildi.
